Skip links

Bugün Menümüzde Neler var?

İş hayatında başarıyı bazen “olmazsa olmazlar” getirir. Herkesin başarı kriterleri farklı olabilir, ancak kesin olan bir şey var, değişime kapalı olan, düşüşe de mahkumdur.

İş hayatında başarıyı bazen “olmazsa olmazlar” getirir. Herkesin başarı kriterleri farklı olabilir, ancak kesin olan bir şey var, değişime kapalı olan, düşüşe de mahkumdur.

Değişimin gerçekleşmesi ise programla olur.

***

Konu iş hayatı olunca, işin tehlike ve riskine göre iş güvenliği tedbirleri de önemli hale gelmektedir.  Yaptığımız işlerden öncelikle kendimize, sonra da çevremizdekilere karşı sorumluyuz.

Bu sorumluluk bağlamında kendine yeni bir sayfa açan ülkemiz, şimdi kendisine harıl harıl iş sağlığı ve güvenliği programları oluşturmaktadır.

Ben de bu yazımda yasal düzenlemeler bağlamında iş güvenliğinin gelişimi, beklentiler ve mevcut durum hakkında kısa bir bilgilendirmede bulunacağım.

***

Gerek 1974 yılında çıkmış olan İş Sağlığı ve Güvenliği Tüzüğü; gerekse de 2003 tarihli İş Kanunu firmalara bazı yükümlülükler getirmekteydi.

Bunun dışında, firmaların uygulamış olduğu OHSAS 18001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim sistemi de konuyla ilgili hassasiyeti canlı tutmaktaydı. Ancak iş kazalarının sona erdirilmesinde istenen sonuç alınamayınca daha köklü tedbirlere yönelinmek zorunda kalındı. Fakat yine de günde ortalama 4 işçinin ölümü, 6 işçinin de iş göremez hale gelmesine mani olunamadı.

Daha sonra 30 Haziran 2012 tarihli İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile ülkemiz yeni bir programa tâbi oldu. Kanunun bazı açmazları vardı; ki halen de var. Ancak mesele bu açmazları konuşarak uygulamanın zorlaştırılması değil, elimizi taşın altına sokarak uygulamanın ülkemize getireceği katkıları konuşmaktır.

İş güvenliği uzmanları bu kanunun çalışana katkı sağlamayacağından endişe etmektedir.

Yazımın başlığını Kişisel Gelişim Uzmanı Hilmi Işıkören’in, “Kahvaltısında korku, endişe ve kaygı olan biri asla mükemmel bir gün yaratamaz” sözünden esinlendim. Hergün iş hayatımıza başlarken menüde korku, endişe ve kaygı var ise o gün mükemmel bir iş yaratamayız. Bu söz çalışandan tutun, iş hayatında bulunan herkes için geçerlidir.

Kanunun çıkması ile yeni yönetmelikler ve tebliğler oluşturulmakta; oluşturulmuş olanlar da revize edilmektedir. Çalışma süreleri ile ilgili yeni çıkan yönetmelik de revize edilmiş, işyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarının çalışma süreleri kısaltılmıştır. Revize öncesinde çok tehlikeli sınıfta her 500 çalışan için tam gün çalışacak en az bir iş güvenliği uzmanı görevlendirilirken; yönetmelikte yapılan değişiklik sonucunda şimdi her 1000 çalışan için tam gün çalışacak en az bir iş güvenliği uzmanı görevlendirilmesi gerekmektedir.

İş hayatının içinde bulunan bizler bir düşünelim, çok tehlikeli faaliyette bulunan bir sektörde, bir uzman, 1000 işçinin iş güvenliğini ne derece sağlayabilir?

Çalışanlara zorunlu uygulamaları söylediğimiz zaman, onlar bunları harfiyen yerine getirmekte midir?

Bu işin bir yönü…

Bir diğer yönü de yapılacak çalışmalar konusundadır. Örnek olarak, eğitim ile ilgili çalışmalarda çok tehlikeli sınıfta yer alan işletmelerde, çalışan başına ayda en az 12 dakika çalışma yapması gereken uzmanların, yıllık vermesi gereken eğitim süresi de kişi başına 16 saattir.

Tam bu noktada, eğitim yapılması gereken faaliyetlerden bir tanesini biraz düşünmeye çalışalım.

***

Mevzuat değerlendirmelerine ileriki günlerde değinmeye çalışacağız.

Sağlıcakla kalın.

Fatih Ataselim
İş Güvenliği Uzmanı