Son zamanlarda arka arkaya yaşanan iş kazaları ülkemizde iş kazalarının gerçekleşmemesinde iyi bir yerde olmadığını gözler önüne serdi. İş güvenliği ile ilgili çalışma içerisine girdiğim zamandan itibaren zihnimi işgal eden konu iş kazalarıdır. İş kazaları hem hazin bir son hem de basit bir ihmaldir. İnsanın hayat serüveninin bir anda son bulmasıdır, hem de çok acı bir şekilde.
Yakın zamanda Samsun, Zonguldak ve son olarak da Gaziantep faciaları bir anda ülkenin gündemine oturdu. İş güvenliğinde bilindik tavırlar havada uçuştu, haberciler önüne çıkanı konunun uzmanı olsun ya da olmasın ekranlara çıkardı. Bir anda suçlu arama çalışmaları neticesinde yetkili isimler de akıllara ziyan açıklamalarda bulundular. Her gün ortalama 4 çalışanı yitirdiğimiz ülkemizde hiç mi üzerimize düşen hatalar yok.
İnsanı yaşam serüveninde faklı kılan ya da ayrıcalık katan faktör bilgidir. İnsanın alışkanlıkları da öğrendiği bilginin sonucudur. Nasıl ki davranışlarımız yaşamımızın akışını belirliyor ise edindiğimiz bilgiler de yaşama biçimimizi belirler. Alışkanlıkların değişmesi hem işçiler için hem de işverenler için zordur. Hayatımızı da öğrendiklerimiz neticesinde biçimlendiririz. İş kazalarının nedenleri üzerine çalışmalar yapmak, araştırmada bulunmak ve önemini kavrayarak çevremize aktarmak gerekmektedir. Bir kaza olduğunda çalışan işçiden devlete kadar herkes sorumludur ve kaza sonrasında suçlu aranması ile kendimizi kandıramayız.
İş kazaları herkesin dünyasında bir yargı ve kanaate dönüşmüştür. Alışkanlıkları değiştiremeyen çalışanlara yönelik bilginin eğitim ile kazanılması beklentisiyle uygulamaya yönelik belirli yaptırımlar oluşturulmuştur. İş kazalarının Devlet bazında önemi ise yaptırımlarla sağlanmaktadır. Bu kapsamda yasalar, insanlara belli normlar kazandırmak için oluşturulur. Bir yasanın niteliğini daha iyi kavramak istiyorsak, hangi amaç uğruna hazırlandığını bilmemiz gerekir. Yasalar her zaman bir amaç uğruna belirlenmiştir.
Yeni yıla ile İş sağlığı ve güvenliği kanunu uygulanmaya başlanmış olup bu kapsamda yönetmelikler yayınlanmaktadır. Amaç ve sonuçları ise zaman gösterecektir. Yasaların anlam taşıması için onlara uyulması gerekmektedir. İşverene ve çalışanlar için yükümlülükler yeniden ifade edilmiştir. Bilginin de bir amacı vardır, amaçsız bilgi yoktur ve öğrendiklerimizi aktardığımız ölçüde iş güvenliği üzerine sorumlulukların kavranması ile etkin sonuçlar alabiliriz.
İş kazalarının önlenmesine yönelik ciddi çalışmalar olmalıdır. Alışkanlıklarımızı değiştirip daha çok araştırmamız ve çalışmamız amacın önemine göredir. Öğrendiklerimizle çalışmalarımız arasında bağlantı sağlayamıyorsak bilgimiz yetersizdir. Mevcut alışkanlıkları terk edip meydana gelecek sonuçları hesaplama alışkanlığını edinmek gerekir. Hiç bilmediğimiz bir şeyi isteyemeyiz, olanaklarımızı bilmeden yapacaklarımızı da bilemeyiz. Bilgisi olmayan bir insan savunmasızdır, bizim savunmamız gereken ise insandır.
Geçmişte okumuş olduğum bir kitapta “Doğru adamın yürüdüğü yolu görürsünüz, fakat yolda ne gördüğünü bilmek için onun gözlerine ihtiyaç duyarsınız” yazmaktaydı. Bizler iş güvenliği uzmanları olarak iş güvenliği gözlüğünü takmamız ve iş güvenliği gözü ile bakmamız gerekmektedir. Çalıştığımız alanlarda yapacak bir şeyimiz yoksa sükûneti korumak zordur ve kaza kaçınılmazdır.
Sağlık ve güvenlik tedbirlerini almak, en azından kazaları önlemeye başlamak istiyorsak işe düşüncelerimizden başlamalıyız. Düşüncelerimizin olumlu şekilde biçimleneceği bilgiye sahip olmak dileğiyle nice kazasız günlere
Fatih Ataselim
C Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı