Dünyada meydana gelen hızlı değişim ve gelişim, insanları bütün alanlarda farklılaşma arayışına yöneltmektedir. Sürekli ’Nasıl bir adım daha önde olurum?’, ’Farklı ne yapabilirim?’ sorularına yanıt aranmaktadır. Üretici ve hizmet sağlayıcılar arzlarını müşteri taleplerine göre şekillendirmekte, satın alıcıların çok farklı beklentilerini karşılamak için gayret göstermektedirler.
Ve bu süreç, işletmelerin gelişmelere uyum sağlayabilmek için sürekli yüksek performansta çalışmalarını gerektirmektedir. Bu yüzdendir ki, tasarımdan başlayarak, üretim, satış ve satış sonrası basamaklarında sürekli iyileşmeyi sağlayan kalite yönetim sisteminin kurulup uygulanması artık bir tercihten çok zorunluluk haline gelmektedir.
Bununla yetinmeyip, kalite yönetim sisteminin, çevre yönetim sistemi, işçi güvenliği sistemi, bilgi güvenliği sistemi… gibi diğer destek kolonlarıyla da güçlendirilmesi gerekmektedir.
Sistemleri kurmak görece birbirinin aynıdır; çünkü düzenleme aynı mantıkla yapılır. Ancak, işletmeler için asıl olan sadece ‘standart’ ve ’tek tip’ bir sistem oluşturmak değildir. Sistemin, bir taraftan standartta öngörülen kriterleri karşılıyor olabilmesi; diğer taraftan da monte edildiği işletmeye uyum sağlayabiliyor olması gerekir.
İşletmeler için oluşturulan ve uygulanan her standart, aynı zamanda birer otokontrol mekanizmasıdır. İşte PUKÖ çevrimi de bu otokontrol yöntemlerini içeren bir sistemdir.
W. Edwards Deming kalite yönetimine 3 farklı şekilde yaklaşır, ki biri de bu yöntemdir
PUKÖ ÇEVRİMİNİN AŞAMALARI
PLANLA – UYGULA – KONTROL ET – ÖNLEM AL
Her ne kadar “PLANLA” aşaması önemli öncelikte gözükse de; planlanan şeyler uygulanmaz, uygulananlar kontrol edilmez, dolayısıyla önlem almaya yönelik veriler açığa çıkarılamazsa, planlamanın kağıt üzerinde yazılı kalmaktan öte bir anlamı olmayacaktır.
“İLK SEFERİNDE DOĞRU YAP” ilkesi sürekli değişen koşullarda yeterli olmamaktadır.
Diğer yandan “PLANLA” aşamasına çok önem verilmezse diğer aşamalarda uygulanan yöntem ve işlemlerin maliyeti işletmeye daha yüksek olarak geri dönebilir. “PLANLA” aşamasında “NE, NE ZAMAN, NEREDE, NASIL, KİM” soruları sorularak yön bulunur.
“UYGULA” aşaması bu soruların cevaplarına gidildiği aşamadır. Bu merhalede elde edilen sonuçlar doğrultusunda “KONTROL ET” aşamasına geçilir ve hedefe odaklanmış uygulama standartları burada ortaya çıkartılır. İşlevi olmayan ya da uygulamada işe yaramayan şeylerin elenmesi de bu aşamada yapılır.
“ÖNLEM AL” aşamasında ise planlanan faaliyetler ile uygulamalar arasındaki uyumsuzluklar araştırılır. Bu uyumsuzlukların tekrarlanmaması için gereken önlemler alınır.
PUKÖ çevriminin temel faydası, şirket dinamiklerinin, sürekli, bilinçli ve metodik bir şekilde kontrol ediliyor olmasıdır. Ayrıca bu çevrim, her kademedeki çalışana sorumluluk, takımın parçası olma hissi vermesi ve görev dağılımını pekiştirmesinden dolayı da önemlidir. Eğer her çalışan otokontrolü gerçekten sağlayabilirse, çalışanları kontrolde harcanan süre ve emek de minimize edilmiş olur.
Bu çevrimi kendi hayat döngümüzle de eşleştirmek mümkündür. Hayatımızda yapmamız gereken ve yapmayı istediğimiz şeylerle ilgili planlar yaparız. Planların sonuçlanması adına bazı girişimlerde de bulunuruz. Eğer her şey yolunda gider ve doğru adımlar atarsak sonuca ulaşırız. Sonuca ulaşmakta problem yaşarsak geriye döner, yanlış yaptıklarımızı, eksiklerimizi tespit eder, aynı hataları tekrarlamamak için önlemler alırız. Bu süreçte zaman kaybımız, belki maddi kayıplarımız da olur; ancak buradan çıkaracağımız derslerle yapacağımız düzenlemeler bize hedefe daha rasyonel bir şekilde ulaşma imkanı verir.
Kısacası PUKÖ çevrimi, aşamaları açısından çok basit görünen fakat hakkıyla uygulandığı takdirde yönetim sistemlerini oluşturmada, uygulamada ve sonuç almada başarıya odaklanmış bir yöntemdir.
İrem Eryüksel
Vericert Belgelendirme